Kıdem tazminatı, Türk iş hukukunun işçiye tanıdığı en önemli mali güvencelerin başında gelir. Buna rağmen uygulamada en çok uyuşmazlık doğuran konulardan biri olmaya da devam etmektedir; çünkü tazminata hak kazanılıp kazanılmadığı, hangi ücret üzerinden hesaplanacağı ve hangi sürelerin kıdeme dahil edileceği çoğu zaman işçi ile işveren arasında tartışmalıdır.

Bu yazıda kıdem tazminatının hukuki dayanağını, hak kazanma şartlarını, hesaplama yöntemini, 2026 yılının ikinci yarısında uygulanacak güncel tavan tutarını ve hak arama sürecini uygulamadaki karşılıklarıyla birlikte ele alıyoruz.

Kıdem Tazminatı Nedir?

Kıdem tazminatı, belirli bir süre aynı işverene bağlı olarak çalışan işçinin iş sözleşmesinin kanunda sayılan nedenlerden biriyle sona ermesi hâlinde, çalıştığı her tam yıl için işverence ödenmesi gereken toplu para alacağıdır.

Bu tazminat, işçinin işyerine bağlılığının ve emeğinin karşılığı olarak öngörülmüş; aynı zamanda işsiz kalan işçiye yeni bir iş buluncaya kadar geçireceği dönemde ekonomik bir güvence sağlamayı amaçlamıştır.

Hukuki Dayanağı

Kıdem tazminatı, yürürlükteki 4857 sayılı İş Kanunu'nda ayrıca düzenlenmemiştir. 4857 sayılı Kanun'un geçici 6. maddesi uyarınca, kıdem tazminatı fonu kuruluncaya kadar mülga 1475 sayılı İş Kanunu'nun 14. maddesi yürürlüğünü sürdürmektedir. Bugün de kıdem tazminatına ilişkin tüm hesaplamalar bu madde esas alınarak yapılmaktadır.

Kimler Kıdem Tazminatı Talep Edebilir?

Kıdem tazminatının kapsamı, işçinin tabi olduğu kanuna göre belirlenir:

  • 4857 sayılı İş Kanunu'na tabi işçiler (en geniş grup)

  • 854 sayılı Deniz İş Kanunu'na tabi gemi adamları

  • 5953 sayılı Basın İş Kanunu'na tabi gazeteciler (kendi özel rejimi çerçevesinde)

Buna karşılık 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'na tabi olarak çalışanlar kural olarak kıdem tazminatı kapsamı dışındadır. Aynı şekilde çıraklar, stajyerler, esnaf işyerlerinde çalışan ve İş Kanunu kapsamı dışında bırakılan bazı çalışan grupları ile bağımsız çalışanlar da bu hakka sahip değildir.

Uygulama notu: İşyerinin İş Kanunu kapsamında olup olmadığı, çoğu zaman görünüşteki ticari unvana değil, fiilen yürütülen faaliyetin niteliğine ve çalıştırılan işçi sayısına göre belirlenir. Bu değerlendirme, dava öncesinde mutlaka yapılmalıdır.

Kıdem Tazminatına Hak Kazanma Şartları

Kıdem tazminatına hak kazanabilmek için üç şartın birlikte gerçekleşmesi gerekir.

1. En Az Bir Yıllık Kıdem

İşçinin aynı işverene bağlı olarak en az 1 yıl çalışmış olması zorunludur. 1 yıldan kısa süren çalışmalarda, fesih nedeni ne olursa olsun kıdem tazminatı doğmaz.

Bir yıllık süre hesaplanırken işe giriş tarihi ile fesih tarihi arasındaki süre esas alınır. İhbar öneli tanınmışsa, önelin sonuna kadar geçen süre de kıdeme eklenir.

2. Aynı İşverene Bağlı Çalışma

Süre kural olarak aynı işveren nezdinde geçmelidir. Ancak uygulamada bu şart, işçi lehine geniş yorumlanır:

  • İşyeri devri: İşyeri devredilmişse, devralan işveren işçinin devirden önceki hizmet sürelerinden de sorumludur. Kıdem, ilk işe giriş tarihinden itibaren hesaplanır.

  • Aynı işverenin farklı işyerleri: İşçinin aynı işverenin farklı işyerlerinde geçirdiği süreler birleştirilir.

  • Organik bağ / birlikte istihdam: Şirketler arasında organik bağ bulunuyorsa, işçinin farklı şirketlerde geçen çalışma süreleri birleştirilerek tek bir kıdem hesabı yapılabilir. Yargıtay, aynı grup şirketleri arasındaki geçişlerde bu yaklaşımı benimsemektedir.

  • Aralıklı çalışma: İşçi aynı işverende aralıklı olarak çalışmışsa, önceki dönem için tazminat ödenmemiş ve alacak zamanaşımına uğramamışsa süreler birleştirilir.

3. İş Sözleşmesinin Kanunda Sayılan Bir Nedenle Sona Ermesi

Kıdem tazminatı, iş sözleşmesinin her sona ermesi hâlinde değil, yalnızca kanunda belirtilen fesih hâllerinde ödenir. Bu hâller şunlardır:

a) İşveren Tarafından Yapılan Fesih

İşveren iş sözleşmesini feshetmişse, kural olarak kıdem tazminatı ödenmesi gerekir. Performans düşüklüğü, ekonomik nedenler, işletmesel karar, yeniden yapılanma gibi geçerli nedenlerle yapılan fesihlerde de işçi kıdem tazminatına hak kazanır.

Tek istisna: İş Kanunu'nun 25/II. maddesinde sayılan ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırılık hâlleridir (işverenin güvenini kötüye kullanma, hırsızlık, işyerinde suç işleme, doğruluğa aykırı davranış, izinsiz devamsızlık vb.). Bu nedene dayalı haklı fesihte işçi kıdem tazminatı alamaz.

Buna karşılık, işverenin sağlık sebepleri (25/I) veya zorlayıcı sebepler (25/III) ile yaptığı fesihlerde kıdem tazminatı ödenmelidir.

b) İşçi Tarafından Haklı Nedenle Yapılan Fesih

İşçi, İş Kanunu'nun 24. maddesinde sayılan hâllerde iş sözleşmesini haklı nedenle derhal feshederek kıdem tazminatını talep edebilir. Uygulamada en sık karşılaşılan haklı fesih nedenleri:

  • Ücretin, fazla mesai alacaklarının, ikramiye veya primlerin ödenmemesi ya da eksik ödenmesi

  • Sigorta primlerinin hiç yatırılmaması veya gerçek ücret üzerinden yatırılmaması

  • Fazla çalışma yaptırılmasına rağmen karşılığının ödenmemesi

  • Yıllık ücretli izinlerin kullandırılmaması

  • İşçinin rızası olmaksızın çalışma koşullarında esaslı değişiklik yapılması

  • İşyerinde mobbing, hakaret, tehdit veya cinsel taciz

  • İş sağlığı ve güvenliği tedbirlerinin alınmaması

Uygulama notu: Haklı fesihte usul, sonucu doğrudan etkiler. Fesih iradesinin yazılı olarak ve gerekçesi açıkça belirtilerek işverene bildirilmesi, tercihen noter ihtarnamesi ile yapılması büyük önem taşır. "İstifa dilekçesi" başlıklı bir belge imzalayan işçinin sonradan haklı feshi ispat etmesi çok daha zordur. Ayrıca haklı fesih hakkı, fiilin öğrenilmesinden itibaren 6 iş günü içinde kullanılmalıdır (ücret ödenmemesi gibi süregelen ihlallerde bu süre işlemez).

c) Muvazzaf Askerlik Hizmeti

Muvazzaf askerlik görevi nedeniyle işten ayrılan erkek işçi kıdem tazminatına hak kazanır. Bedelli askerlik uygulamasında da, temel askerlik eğitiminin fiilen yapılması hâlinde bu hak doğar.

d) Emeklilik (Yaşlılık, Malullük Aylığı veya Toptan Ödeme)

İşçinin emekli aylığı bağlanması ya da toptan ödeme alması amacıyla işten ayrılması hâlinde kıdem tazminatı ödenir.

e) 15 Yıl Sigortalılık + 3600 Prim Günü (Yaş Dışı Emeklilik Şartları)

08.09.1999 tarihinden önce sigorta girişi bulunan işçiler, yaş şartını beklemeksizin 15 yıl sigortalılık süresini ve 3600 prim gününü tamamlamaları hâlinde iş sözleşmesini feshederek kıdem tazminatı alabilirler.

Bu yolu kullanacak işçinin, istifadan önce SGK'dan (e-Devlet üzerinden veya il/ilçe müdürlüğünden) "kıdem tazminatı alabilir" yazısını temin etmesi ve bu yazıyı ekleyerek işverene yazılı bildirimde bulunması gerekir. Yazı alınmadan verilen istifa dilekçesi, kişisel nedenle istifa olarak değerlendirilebilir ve hak kaybına yol açar.

f) Kadın İşçinin Evlilik Nedeniyle Feshi

Kadın işçi, evlendiği tarihten itibaren 1 yıl içinde iş sözleşmesini feshederse kıdem tazminatına hak kazanır. Bu hak yalnızca bir kez ve yalnızca kadın işçi tarafından kullanılabilir. Bir yıllık süre hak düşürücü niteliktedir.

g) İşçinin Ölümü

İşçinin ölümü hâlinde kıdem tazminatı, ölüm nedenine bakılmaksızın yasal mirasçılarına ödenir. Ölümün iş kazası sonucu gerçekleşmiş olması şart değildir.

Kıdem Tazminatı Hangi Hâllerde Ödenmez?

  • İşçinin haklı bir nedene dayanmaksızın istifa etmesi

  • İşverenin İş Kanunu m. 25/II kapsamında ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırılık nedeniyle haklı feshi

  • Kıdemin 1 yıldan az olması

  • Belirli süreli iş sözleşmesinin süre bitimiyle kendiliğinden sona ermesi (zincirleme yenilemelerde durum farklıdır)

  • Tarafların ikale (bozma) sözleşmesi ile anlaşarak sözleşmeyi sona erdirmesi — sözleşmede aksi kararlaştırılmadıkça

Uygulama notu: İkale sözleşmeleri, uygulamada işverenlerin kıdem ve ihbar tazminatı yükünden kurtulmak için başvurduğu bir araç hâline gelebilmektedir. Yargıtay, ikalenin geçerliliğini "makul yarar" ölçütüne göre denetler: işçiye kıdem ve ihbar tazminatı karşılığının yanında ek bir menfaat sağlanmamışsa, ikale geçersiz sayılarak fesih işveren feshi olarak nitelendirilebilir.

Kıdeme Esas Süre Nasıl Belirlenir?

Hesaplamada, işçinin fiilen çalıştığı günler değil, iş sözleşmesinin devam ettiği toplam süre esas alınır. Bu nedenle aşağıdaki süreler kıdeme dahildir:

  • Yıllık ücretli izin süreleri

  • Hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil günleri

  • Ücretsiz izinde geçen süreler (Yargıtay uygulamasında kural olarak kıdeme eklenmez; ancak işverenin tek taraflı olarak dayattığı ücretsiz izinlerde farklı değerlendirme yapılabilir)

  • Doğum izni süreleri (analık izni kıdeme dahildir; ücretsiz doğum izni kural olarak dahil değildir)

  • Grev ve lokavtta geçen süreler kıdeme dahil edilmez

Rapor (istirahat) süreleri bakımından özel bir kural vardır: işçinin sağlık nedeniyle işe devam edemediği süre, ihbar önelini 6 hafta aşmadığı sürece kıdeme eklenir. Aşan kısım kıdeme dahil edilmez.

Bir tam yılı aşan aylar ve günler de orantılı olarak hesaplamaya dahil edilir; artık süreler ne yukarı ne aşağı yuvarlanır.

Kıdem Tazminatı Hesaplamasında Esas Alınan Ücret: Giydirilmiş Brüt Ücret

Kıdem tazminatı, işçinin son çıplak brüt ücreti üzerinden değil, son giydirilmiş brüt ücreti üzerinden hesaplanır. Bu, uygulamada en çok gözden kaçan ve en çok hak kaybına yol açan noktadır.

Giydirilmiş brüt ücret; çıplak brüt ücrete, para ile ölçülebilen ve süreklilik arz eden tüm sosyal yardım ve menfaatlerin eklenmesiyle bulunur.

Giydirilmiş Ücrete Dahil Edilenler

Ödeme Kalemi

Durum

Çıplak brüt ücret

Dahil

Yemek yardımı / yemek kartı

Dahil (fiilen çalışılan gün sayısı üzerinden)

Yol ve ulaşım yardımı

Dahil

Düzenli ödenen ikramiyeler

Dahil (yıllık tutarın aya bölünmesiyle)

Süreklilik arz eden primler

Dahil (son bir yılın ortalaması alınır)

Yakacak, giyim, eğitim, aile ve çocuk yardımı

Dahil

Konut / lojman tahsisi, şirket aracı (özel kullanıma açıksa)

Dahil

Özel sağlık sigortası, bireysel emeklilik işveren katkısı

Dahil

Giydirilmiş Ücrete Dahil Edilmeyenler

Ödeme Kalemi

Durum

Fazla mesai ücreti

Hariç

Hafta tatili, UBGT ücretleri

Hariç

Yıllık izin ücreti

Hariç

Arızi nitelikteki primler, tek seferlik ödüller

Hariç

Harcırah, iş seyahati masrafları, iş elbisesi

Hariç

Doğum, evlenme, ölüm yardımı gibi arızi yardımlar

Hariç

Uygulama notu: Bordroda gösterilen ücretin gerçek ücretten düşük olduğu iddiası, işçilik alacağı davalarında sıkça gündeme gelir. Yargıtay, banka kayıtları, tanık beyanları ve ilgili meslek kuruluşlarından yapılan emsal ücret araştırması ile gerçek ücretin tespit edilebileceğini kabul etmektedir.

Kıdem Tazminatı Nasıl Hesaplanır? (Formül)

Temel formül şudur:




Yani her tam hizmet yılı için 30 günlük giydirilmiş brüt ücret tutarında tazminat ödenir; yıldan artan süreler için ise orantılı hesaplama yapılır.

2026 Kıdem Tazminatı Tavanı

Kıdem tazminatının bir yıllık tutarı, en yüksek devlet memuruna bir hizmet yılı için ödenen azami emeklilik ikramiyesini aşamaz. Bu üst sınır her yıl Ocak ve Temmuz aylarında, memur maaş katsayısındaki değişikliğe bağlı olarak Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından yeniden belirlenir.

Dönem

Kıdem Tazminatı Tavanı (Brüt / Yıl)

01.01.2026 – 30.06.2026

64.948,77 TL

01.07.2026 – 31.12.2026

73.729,87 TL

2026 yılının ikinci yarısı için tavan, memur maaş katsayısındaki %13,52'lik artışa paralel olarak 73.729,87 TL'ye yükselmiştir.

Tavanın uygulanması şu şekildedir:

  • Giydirilmiş brüt ücret tavanın altındaysa: Tavanın hesaplamaya hiçbir etkisi olmaz; tazminat doğrudan işçinin kendi giydirilmiş brüt ücreti üzerinden hesaplanır.

  • Giydirilmiş brüt ücret tavanın üzerindeyse: Her tam hizmet yılı için ödenecek tutar, tavan ile sınırlıdır.

Tavan tutarının belirlenmesinde fesih tarihi esas alınır. Bu nedenle 30 Haziran ile 1 Temmuz arasındaki tek günlük fark, uzun kıdemli çalışanlarda önemli tutar farklarına yol açabilir.

Uygulama notu: Tavan, kanunun işçiye sağladığı asgari değil azami korumadır. Bireysel iş sözleşmesi veya toplu iş sözleşmesi ile tavanın üzerinde ödeme kararlaştırılması mümkündür ve bu hükümler geçerlidir. Ancak tavanı aşan kısım kıdem tazminatı niteliğinde sayılmadığından, ücret gibi gelir vergisine tabi tutulur.

Örnek Hesaplamalar

Örnek 1: Tavanın Altında Ücret

Durum: İşçi 6 yıl 4 ay 15 gün çalışmış, iş sözleşmesi işveren tarafından geçerli nedenle feshedilmiştir. Son giydirilmiş brüt ücreti 45.000 TL'dir.

Ücret tavanın (73.729,87 TL) altında olduğundan, hesaplama doğrudan kendi ücreti üzerinden yapılır:

Süre

Hesaplama

Tutar

6 tam yıl

45.000 × 6

270.000,00 TL

4 ay

(45.000 ÷ 12) × 4

15.000,00 TL

15 gün

(45.000 ÷ 365) × 15

1.849,32 TL

Brüt kıdem tazminatı


286.849,32 TL

Damga vergisi (binde 7,59)

286.849,32 × 0,00759

−2.177,19 TL

Net kıdem tazminatı


284.672,13 TL

Örnek 2: Tavanın Üzerinde Ücret

Durum: İşçi 10 yıl çalışmış, Temmuz 2026'da emeklilik nedeniyle işten ayrılmıştır. Son giydirilmiş brüt ücreti 95.000 TL'dir.

Ücret tavanın üzerinde olduğundan, her yıl için tavan tutarı esas alınır:

Süre

Hesaplama

Tutar

10 tam yıl

73.729,87 × 10

737.298,70 TL

Brüt kıdem tazminatı


737.298,70 TL

Damga vergisi (binde 7,59)

737.298,70 × 0,00759

−5.596,10 TL

Net kıdem tazminatı


731.702,60 TL

Kıdem Tazminatından Yapılan Kesintiler

Kıdem tazminatı, ücret niteliğinde bir ödeme olmadığından ayrıcalıklı bir vergi rejimine tabidir:

  • Gelir vergisi: Yasal tavan tutarına kadar olan kıdem tazminatı ödemeleri gelir vergisinden istisnadır. Tavanı aşan kısım ise ücret sayılarak gelir vergisine tabi tutulur.

  • SGK primi: Kıdem tazminatı prime esas kazanca dahil edilmez; SGK primi kesilmez.

  • Damga vergisi: Tek kesinti kalemidir. Binde 7,59 (%0,759) oranında uygulanır.

Ödeme Zamanı, Faiz ve Zamanaşımı

Ödeme Zamanı ve Faiz

Kıdem tazminatı, iş sözleşmesinin sona erdiği tarihte muaccel hâle gelir; yani derhal ödenmesi gerekir. Taksitle ödeme ancak işçinin açık rızasıyla mümkündür.

Ödeme yapılmazsa, fesih tarihinden itibaren, ayrıca ihtara gerek olmaksızın faiz işlemeye başlar. Kıdem tazminatına uygulanacak faiz, yasal faiz değil mevduata bankalarca fiilen uygulanan en yüksek faiz oranıdır. Bu, işçi alacakları arasında kıdem tazminatına özgü bir avantajdır ve enflasyonist dönemlerde ciddi bir fark yaratır.

Zamanaşımı

  • İş sözleşmesi 25.10.2017 tarihinden sonra sona erenler için zamanaşımı süresi 5 yıldır.

  • İş sözleşmesi 25.10.2017 tarihinden önce sona erenler için süre 10 yıldır.

Süre, fesih tarihinden itibaren işlemeye başlar. Zamanaşımı bir def'i niteliğinde olup mahkemece resen dikkate alınmaz; işverenin cevap dilekçesinde açıkça ileri sürmesi gerekir.

Zamanaşımını kesen veya durduran hâller:

  • Dava açılması (keser)

  • İcra takibi başlatılması (keser)

  • İşverenin borcu ikrar etmesi (keser, süre yeniden başlar)

  • Arabuluculuk başvurusu (durdurur; süre, son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren kaldığı yerden işlemeye devam eder)

Kıdem Tazminatı Ödenmezse Ne Yapılmalı?

1. Zorunlu Arabuluculuk

7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu uyarınca, kanuna veya iş sözleşmesine dayanan işçi alacağı ve tazminat talepleriyle ilgili olarak dava açmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartıdır. Bu aşama atlanarak doğrudan dava açılırsa, dava esasa girilmeksizin usulden reddedilir.

Arabuluculuk süreci kural olarak 3 hafta içinde tamamlanır; zorunlu hâllerde arabulucu tarafından 1 hafta uzatılabilir.

2. İş Mahkemesinde Dava

Arabuluculuk anlaşmazlıkla sonuçlanırsa, son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren 2 hafta içinde iş mahkemesinde dava açılmalıdır. Bu süre hak düşürücü niteliktedir ve zamanaşımından farklıdır.

Yargılamada mahkeme; işçinin gerçek çalışma süresini, gerçek ücretini, giydirilmiş ücrete dahil edilecek kalemleri ve fesih nedenini SGK kayıtları, işyeri özlük dosyası, banka kayıtları, tanık beyanları ve gerektiğinde bilirkişi incelemesi yoluyla değerlendirir.

İbranamelere Dikkat

Türk Borçlar Kanunu'nun 420. maddesi uyarınca, işçinin işverenden alacağına ilişkin ibra sözleşmesinin geçerli olabilmesi için:

  • Yazılı olması,

  • İş sözleşmesinin sona ermesinden itibaren en az 1 ay geçmiş olması,

  • Alacağın türünün ve miktarının açıkça belirtilmesi,

  • Ödemenin eksiksiz ve banka aracılığıyla yapılmış olması

gerekir. Bu koşullardan herhangi biri sağlanmıyorsa ibraname geçersizdir. İşten çıkış günü, ödeme yapılmadan imzalatılan matbu "ibraname" belgeleri bu nedenle çoğu zaman hukuki değer taşımaz.

Sık Sorulan Sorular

Kıdem tazminatı ile ihbar tazminatı aynı şey midir? Hayır. Kıdem tazminatı, çalışma süresinin karşılığıdır. İhbar tazminatı ise bildirim sürelerine uyulmadan yapılan fesihte, karşı tarafa ödenen tazminattır. İşçi haklı nedenle derhal fesih yaptığında kıdem tazminatına hak kazanır, ancak ihbar tazminatı talep edemez.

İstifa eden işçi kıdem tazminatı alabilir mi? Kural olarak hayır. Ancak istifa, İş Kanunu m. 24 kapsamında haklı bir nedene dayanıyorsa (ücretin ödenmemesi, mobbing, sigortasız çalıştırma vb.) işçi kıdem tazminatına hak kazanır. Bu nedenle fesih bildiriminin gerekçeli ve yazılı yapılması kritik önemdedir.

Belirli süreli sözleşmeyle çalışanlar kıdem tazminatı alabilir mi? Sözleşme sürenin dolmasıyla kendiliğinden sona ererse kural olarak kıdem tazminatı doğmaz. Ancak sözleşme objektif bir neden olmaksızın belirli süreli yapılmışsa veya zincirleme olarak yenilenmişse, baştan itibaren belirsiz süreli kabul edilir ve kıdem tazminatı gündeme gelir.

Emekli olduktan sonra çalışmaya devam eden işçi tekrar kıdem tazminatı alabilir mi? Evet. Emeklilik nedeniyle kıdem tazminatı alarak ayrılan ve ardından yeniden çalışmaya başlayan işçi, sonraki dönem için ayrıca kıdem tazminatına hak kazanabilir. Bu dönem, kendi içinde yeni bir kıdem olarak değerlendirilir.

Kıdem tazminatına haciz konulabilir mi? Kıdem tazminatı, nafaka alacakları hariç olmak üzere sınırlı ölçüde haczedilebilir niteliktedir. Borcu bulunması, işçinin şartları taşıması hâlinde tazminatın tahakkuk ettirilmesine engel değildir.

Asgari ücretle çalışan işçinin kıdem tazminatı nasıl hesaplanır? Aynı formül uygulanır. 2026 yılında brüt asgari ücret 33.030,00 TL'dir; ancak hesaplama çıplak brüt ücret üzerinden değil, yemek ve yol yardımı gibi kalemler eklendikten sonra bulunan giydirilmiş brüt ücret üzerinden yapılır. Bu nedenle asgari ücretli bir işçinin kıdem tazminatı, çoğu zaman 33.030 TL'nin üzerinde bir yıllık tutara karşılık gelir.

Sonuç

Kıdem tazminatı, ilk bakışta basit bir çarpma işlemi gibi görünse de; kıdeme esas sürenin belirlenmesi, giydirilmiş ücrete hangi kalemlerin dahil edileceği, fesih iradesinin nasıl ortaya konulduğu ve tavan uygulaması gibi başlıklar nedeniyle ciddi hak kayıplarına açık bir alandır.

Özellikle fesih öncesinde atılacak adımlar — haklı fesih gerekçesinin doğru kurgulanması, SGK yazısının temini, ihtarnamenin usulüne uygun düzenlenmesi — çoğu zaman sonradan açılacak davanın kaderini belirler. Aynı şekilde işveren tarafında da fesih sürecinin usulüne uygun yürütülmesi, savunma alınması ve belgelendirme, ileride doğabilecek tazminat yükünü doğrudan etkiler.

İş sözleşmeniz sona erdiyse veya sona erdirmeyi planlıyorsanız, adım atmadan önce dosyanızın iş hukuku alanında deneyimli bir avukat tarafından değerlendirilmesi, hem hak kaybını önler hem de sürecin çok daha hızlı sonuçlanmasını sağlar.

Kıdem tazminatı hesaplaması, arabuluculuk ve işçilik alacakları davalarına ilişkin sorularınız için büromuzla iletişime geçebilirsiniz.

İletişim

Hukuki Desteğe İlk Adım

Aklınızdaki hukuki soruyu bize iletin ya da doğrudan görüşme talebinde bulunun. Formu doldurmanızın ardından, ekibimiz en kısa sürede sizinle iletişime geçecektir.

Şefkat, Cumhuriyet Cd. No:10/4, 06300 Keçiören/Ankara

0 530 686 06 55 / 0 545 600 81 12

İletişim

Hukuki Desteğe İlk Adım

Aklınızdaki hukuki soruyu bize iletin ya da doğrudan görüşme talebinde bulunun. Formu doldurmanızın ardından, ekibimiz en kısa sürede sizinle iletişime geçecektir.

Şefkat, Cumhuriyet Cd. No:10/4, 06300 Keçiören/Ankara

0 530 686 06 55 / 0 545 600 81 12

İletişim

Hukuki Desteğe İlk Adım

Aklınızdaki hukuki soruyu bize iletin ya da doğrudan görüşme talebinde bulunun. Formu doldurmanızın ardından, ekibimiz en kısa sürede sizinle iletişime geçecektir.

Şefkat, Cumhuriyet Cd. No:10/4, 06300 Keçiören/Ankara

0 530 686 06 55 / 0 545 600 81 12

Create a free website with Framer, the website builder loved by startups, designers and agencies.